Babalar evin direğidir
İrfan Elbir

Babalar evin direğidir

Advert

Nedendir bilinmez ama babalar, dosta ve hasma karşı cesur ve onurlu görünmek isterler. Çoğu zaman suskun ve kederli olduklarında bile yaparlar bunu. Bir evin ortasında koca bir çınarın gövdesi gibidir onlar.

O muhteşem çınarın dalları sürekli büyür, yaprakları tomurcuklaşır, çiçekleri her bahar açar... Ama sanki; sararan, düşmeye meyyal olan yapraklara da benzer babalar. Sallanınca, ha düştü ha düşecek gibi dururlar dalda, habersizce ayrılacakmış gibi içleri içine sığmaz olur.

Mesela, “anneler günü” çoğu zaman aile içinde rahatlıkla hatırlanır da, babalar günü pek akla gelmez...

Hane ne kadar kalabalık olursa olsun; evin en yalnızıdırlar ve bazen sebepsiz yere bile olsa ağlamak isterler, ama hıçkırıkları boğazlarına düğümlenir, isteseler de başaramazlar.

Sanki dış kapının mandalı gibi dururlar evin içinde, evin direği gibi olsalar dahi… Onun için en son onlar duyar, en son onlar işitir olup bitenleri, sırlı cümleleri...

Bazen ne yapsalar da yaranamazlar evin içinde; doğru bildiklerini anlatmak, çocuklarına rol model olmak isterler, yakınlaşmak, sevmek isterler, sevdiğini göstermek isterler, ama bunu bile beceremezler bir türlü... Yüzüne gözüne bulaştırırlar. Onun için de ne kadar sevildiğini pek hissetmezler bu hengâme içinde.

Ellerinde, avuçlarında büyüttüğü bebeleri,  her nedense "anne" diye bağırarak ağlamıştır çoğu zaman... Baba diye ağlayan çocuğu hiç bir kalem, hiç bir kitap yazmadı bugüne kadar. Bu bile babaların yalnızlığıdır kendi yüreğinde..

İzah edemedikleri hisleri vardır babaların. En çok da yalnız kaldıklarında yoğunlaşır bu duygular.  Ne yaparsa yapsınlar, hep bir şeyleri eksik bırakmışlardır. Yapılan sitemleri bile cevap vermeyi beceremezler. Bazen içleri dolar gırtlaklarına kadar, bir türlü boşalamazlar, gürleyip de yağamayan yağmurlar gibi...

Hele, babaların bir de kızları varsa, gözbebeği olmuşlardık artık. Kızları ha küçük olmuş, ha büyük olmuş değişmez bu kaide... Onlara hiç kimse dokunmasın, onları hiç kimse incitmesin isterler. Üzülmelerine, kırılmalarına gönülleri razı olmaz bir türlü..

Baba ne kadar ağlamazsa, kızı o kadar dik durur.

Baba ne kadar gülerse, kızı o kadar hayat saçar.

Baba ne kadar hayatta ise kızı o kadar yaşar, o kadar hayat bulur..

Ondandır ki kızları; evlenip ayağını evin eşiğinden dışarı atarken de, düğünün en son ayrılık anında da, boğazına sarıldığı babasını karlı bir dağ gibi görürler ve yaslanırlar gözyaşları ile omzuna... Bir, inci tanesi gibi asılı kalırlar boğazında. Elleri zor çözülür... Aileden ayrılık vakti gelmiştir artık, kendi elleri ile teslim eder onu, emanetçisine…

Nasıl bir yürektir, nasıl bir gönüldür sendeki...

Babalar, aaah babalar…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!