Horon, Kemençe ve Karadeniz Kültürü Görselleri Üzerine Eleştiriler – 9
Uğur Ulu

Horon, Kemençe ve Karadeniz Kültürü Görselleri Üzerine Eleştiriler – 9

Advert

Horon deyince akla ilk gelen merkezlerden birisi Akçaabat… Akçaabat’ın horona ve halk kültürüne olan bağını, verdiği değeri görmek için günün herhangi bir saatinde gerek ilçe merkezinde gerekse köylerinde bir iki saat turlamanız yeterli olacaktır. Bu turlamanız esnasında, karşınıza çıkacak emarelerden birinin ilçe merkezinde bulunan kemençeci heykeli olması da yüksek ihtimaldir.

Bu haftaki yazımda Akçaabat ilçe merkezinde bulunan kemençeci heykeli ve bu doğru eserdeki yanlışın domino etkisini değerlendireceğim.           

9) Akçaabat’taki Kemençeci Heykeli

Geleneksel kostümlerini giyinmiş bir kemençecinin canlandırıldığı bu heykel, örnek gösterilebilecek bir çalışma. Gerek yüz hatlarının karakteristik Karadeniz tipini yansıtması, gerek duruşu, gerekse de başka örneklerinin aksine birçok detayın incelikle eserde işlenmiş olması eseri örnek yapan faktörlerden.

Yine de dikkatlerden kaçan, aslından farklı olan bazı ufak detaylar da yok değil.

Bu detaylardan dikkatimi çeken ilk hata yelekteki sutaşı işlemelerinin üzerinde düğmelerin olması… Geleneksel kostümlerimize baktığımızda, yeleklerin düğmeleri sutaşı işlemelerine kadar çıkmıyor. Ayrıca yeleğin normalden daha uzun olduğunu da belirtmeliyim.

Saat zincirinin yeleğin yakasına kavuşturulmadan daha aşağılarda kalması haricinde, takı detaylarının kusursuzca eserde yer bulduğunu görmekteyiz.

Zıpkaya baktığımızda, zıpkanın ön yüzeyini boydan boya ortalayan sutaşı süslemesinin eserde olmadığı görülmekte.

Örnek gösterilebilecek bu eserde beni en rahatsız eden detaylar ise kemençeye ait.

En başında kemençenin kendisinde bazı orantısızlıklar var. Mesela kemençenin tutulduğu boyun kısmı, kemençenin uzunluğuna göre kısa, baş kısmı ise küçük kalmış. Eşek adı verilen, kemençenin kapağı üzerinde telleri taşıyan küçük tahta parça ile kemençenin tellerinin bağlanmış olduğu köprü arasındaki mesafe çok uzun. Bu kemençenin eşeğinin eserdeki konumunun normalden daha yukarıda olmasından kaynaklı. Yine kemençenin uzunluğuna göre, kravatının boyu da kısa kalmış. Eserde kemençenin tellerine de yer verilmiş, fakat yakından inceleyince bazı yerlerde tellerin birbirine karıştığı görülmekte. Kemençenin kapağındaki açıklıklar da eserde kendine yer bulamayan detaylardan.

Kemençenin yayı ise eserin kusursuzluğuna düşmüş bir gölge gibi. Bu kadar ince detayın bir araya geldiği yerde, bu yayın neden sarkık bir görüntü verdiğini anlayamıyorum. Eser sahibi, eseri hazırlarken yaptığı gözlemde, kemençenin yayının ahşap parçası ile at kuyruğu olan kısmının birbirine paralel olduğunu, at kuyruğunun kemençenin tellerine sürterek o kıvrak ezgileri kulaklarımıza kavuşturduğunu gözlemlememiş olamaz. Öyleyse, eserin ciddiyetini olumsuz etkileyen, baştan salma bir görüntü veren bu yay detayı neden var? Bu tel parçalarını yayda göstermek yerine, yayı tek parça bir bütün olarak göstermek daha doğru olmaz mıydı? Bence olurdu, Tonya’daki “Kemençeci Temel” heykelinde olduğu gibi.

Doğruları bir araya getirmiş olsanız da, yapmış olduğunuz bir hata bu doğruları gölgelerken, farklı alanlarda da karşımıza çıkabiliyor.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdiği “Trabzon Sokakları Sanatla Buluşuyor” projesi kapsamında, şehir merkezindeki trafoları Femin & Art Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği’nin üyesi kadın ressamlar ile renklendirdi ve bu trafolar üzerinde Trabzon’un yöresel unsurları başta olmak üzere çeşitli manzaralar, portreler resmedildi. Bu projedeki resimlerin birinde Akçaabat’taki kemençeci heykeline de yer verildi.

Resmi görünce hemen yay detayına baktım ve heykeldeki gibi yayın sarkık bir şekilde durduğunu gördüm. Trafoya çizimi yapan sanatçı bilerek ya da bilmeyerek heykelin yanlışını tekrarlamış ve sözünü ettiğim domino etkisi ortaya çıkmış. Şahsen bu çizimi yapan sanatçıdan heykelin yanlışını tekrarlamasını değil, müdahale ederek düzeltmesini ve bir kemençenin yayının nasıl durması gerekiyorsa öyle çizmesini beklerdim.

Akçaabat’taki duruma benzer başka bir örnek de Uzungöl’de karşımıza çıkıyor. Burada da kemençenin yayındaki at kuyruğu detayını eserde göstermek adına yaya bir tel parçası eklenmiş. Fakat bu tel sarkık, eğreti durmakta ve eser için gösterilen onca çabaya karşılık gelen yay bu olmamalıydı dedirtmekte.

Bu yazıma konu olan eserleri görünce, yazı dizisinin çıkış noktasını da bir kez daha görmüş olduğunuzu düşünmekteyim. Tekrarlanan hatalar, birbirine benzeyen yanlışlar, yüzeysel bir yaklaşımla temsil edilen derin bir kültür ve aradan geçen yıllara rağmen değişmeyen bakış açıları…

Yazımın sonuna gelirken, kurban bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, paylaşmanın mutluluğuyla geçen sağlıklı günler dilerim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!