Dijital Sömürüye Doğru

Onlar: o emperyalist, küreselci zalimler, iğrenç sömürücüler kollarını sallaya sallaya: “Yeni Bir Dünya” kuracak da bizler boyun eğip, pes edip öylece kaderimize razı olup sömürülmeye devam edeceğiz, öyle mi!?. O zaman yazıklar olsun bize… Demek ki köleliği çoktan hak etmişiz…

Dijital Sömürüye Doğru
Dijital Sömürüye Doğru Yonetici
kizilay_banner_300X250

Bu efendiler, “Yeni bir dünya” kuracaklar… Kararlılar da…  
Dijitalizm ile tüm dünyayı acımasızca sömürecekler…
Vaaav!.
Onlar: o emperyalist, küreselci zalimler, iğrenç sömürücüler kollarını sallaya sallaya: “Yeni Bir Dünya” kuracak da bizler boyun eğip, pes edip öylece kaderimize razı olup sömürülmeye devam edeceğiz, öyle mi!?.
O zaman yazıklar olsun bize… Demek ki köleliği çoktan hak etmişiz…
Hadi o zaman örtün de ölelim…

Yooo, iş hiç de öyle değil…
Bu emperyalistlerin korkusunu- telaşını size diyelim mi:
Onlar bizden daha çok korkuyor, daha telaşlı…
Neden mi:
Çağ iletişim çağı… İletişim çağını sadece onlar kullanmıyor ki, tüm insanlık kullanabiliyor…
Onlar bizden sadece bir adım önde… Evet, sadece bir adım öndeler… O kadar!.

Ha!. Projeleri şimdilik onlar yapıyor… Bu da onların kârına… Yine ama: Şimdilik!.
Bu iş aslında: Hayr ve şer işi… Biz hayr, onlar şer… 

Yakındır:
Çok kavi bir mücadele başlayacaktır. Bu nasıl olacak:
Sömürenler kitlesel mi, hayır… Bir avuç azınlık… Sadece (yine şimdilik) güç ellerinde…  
Hangi güçler: Parayı kullananlar ellerinde…
Silahı kullananlar ellerinde…
Sağlığı kullananlar ellerinde…
İktidarları kullananlar ellerinde…

Dikkatle tekrarlıyorum:
Para ellerinde değil, parayı kullananlar ellerinde…
Silah ellerinde değil, silahı kullananlar ellerinde…
Sağlık ellerinde değil, sağlığı kullananlar ellerinde…
İktidar ellerinde değil, iktidarı kullananlar ellerinde…

Aktif organizeler ellerinde…
Küçük bir azınlıklar ama güçlü teşkilatlar oluşturmuşlar…
Bizler uyurken onlar kavi teşkilatlar kurmuşlar…
Ama korkuları dağ gibi… Neden mi?.
Çünkü 8 Milyar insanı her daim, her şartta kontrol etmek ve yönetip sömürmek hiç de kolay değil… 
Bu kitleler kükrerse, bir de şelale olursa ezer geçerler…
Bir Spartaküs, koca Roma İmparatorluğunu kan gölüne çevirmişti. Ki o gün her beyin köle olarak doğuyordu… Hürriyet nedir insanlar bilmiyordu.

Bugün Spartaküsler çok… Çok da çok parçalanmışlar… Zalimler bu parçalanmışlıktan faydalanıyor…
Denir ya: ‘Teşkilatlı azınlıklar teşkilatsız çoğunluklara hep hükmeder…’
İşte tam bu anı yaşıyoruz…

Çok geri gitmeden, 1800’lü yıllar… Fransız İhtilali ve İnsanlığa sunulan “milli irade, milliyetçilik…”
İlk görünüşte çok hoş şeyler…
“Ben başka bir milletsem, kendi kaderimi özgürce kendim yönetme hakkına sahibim…”
Slogan bu… Çok da hoş… Ama ne oldu?.
Her taşın altından bir devlet doğdu… Böl, parçala ve yut…
Mesela, koca kadim Arap milleti şu anda cetvelle çizilmiş sınırlar içinde (büyük servetlerin arasında) 23 parçaya bölünmüş olarak çok rahat sömürülüyor…
Her biri (nasıl kendini kandırıp, diyebiliyorsa): “Biz ayrı bir milletiz, kendi irademizi kendimiz belirleriz.” Her aşiret bir millet olmuş maşallah!.


Görüyor musunuz algı yönetimini… Tam yüz yıldır bu sayıklama ile Batı’nın oyuncağı olmuşlar da hala ayılamıyorlar…
Bir de Afrika’nın gariban zencilerini düşünün… Bu zenci insanlar tam bir kıpırdanma içine girmişlerdi ki, ABD oyununu iyi oynadı: başına Obama diye bir zenciyi getirdi…
Bak dedi, senin bir şey yapmana gerek yok… ABD’nin bile başına geçebiliyorsun… Keyfine bak…
Sadece zenci haini Obama’nın sembolik olarak ABD’nin başına geçmesi Afrika’nın 50 yıl daha rahatça sömürülmesi anlamına gelmektedir…  
Batı’nın algı yönetimi bu manada çok iyi planlanmıştır ve zerre yanılma payları yoktur…

Hep diyoruz, Batı: Bir Devlet olabilecek Arapları 23 parçaya ayırarak sömürür, 10 bin parça olan Hindistan’ın da birliğini sağlamaya çalışarak onu da sömürür…
İki yüz yıldır çok basit oyunlarla bunu yapmaktadır… Başka bir oyuna geçmeye de ihtiyaç duymamaktadırlar… Çünkü bu mazlum milletlerin her biri kabullenmiş olarak zaten tüm bunlara boyun eğmiş durumdadır…


Ancak…
Bu iletişim çağı, o zalimleri çok korkutuyor…
Çünkü, herkes herkesle bir anda iletişim kurup haberleşebiliyor, tanışabiliyor, hatta kanka bile olabiliyor…
İşte tam ipin koptuğu yer de burası…
Biz, hayr üzere yürüyenler, sömürüye karşı çıkanlar iletişim ağını kullanamadan, zalimleri yok edemeden onlar acele davranıp dijital çağı ile bizlerin idealini tamamen yok edip dünyayı rahat sömürmek istiyorlar…

Dikkat ederseniz bir ifade kullandım: “…onlar acele edip, dijital çağ ile…”
Onlar ki bugüne kadar hep hükümran olduklarından çok rahattılar. Hiçbir zaman acele etmezlerdi. Kendilerine güvenleri tamdı ve uygun şartlarda sömürülerini rahat projeleri ile uygulayabilirlerdi…
Küresel bir yapı da yoktu. Nereyi becerebilirlerse orayı sömürürlerdi.

Artık yenidünyada çok enteresan şeyler oluştu:
Ya hep ya hiç mantığı küreselliğin tek olmazsa olmazı durumuna yükseldi.
Eskiden dünyayı parça parça, gücü oranlarında sömürüyorlardı.
Şimdi: Ya tüm dünyayı sömürebilecekler, ya da kaybedecekler…

Yeni dünyada parçalı bir sömürme mantığı mümkün değil artık geliştiremezler…
İşte bu saatten sonra çok büyük risk alarak yürümek zorundalar:
Ya herro, ya merro!...

Yazıya devam edeceğiz…

 

Ditijal sömürü Obama Fransız ihtilali İbrahim Hakkı Gündoğdu Dijital Sömürüye doğru
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trabzon'un Yeni Millet Bahçesi Hazır
Trabzon'un Yeni Millet Bahçesi Hazır
Bize Üsküdar da Trabzon
Bize Üsküdar da Trabzon