Şu Arapları bir de böyle okuyun
İbrahim Hakkı Gündoğdu

Şu Arapları bir de böyle okuyun

Advert

Bakın bunları demeyeceğiz:

“Araplar, Emperyalist Avrupa ile bir oldu ve Osmanlıyı arkadan vurdu… İslam Halifesine ihanet etti. Hain Şerif Hüseyin’e ve İngiliz riyakarlığına inandı ve Müslüman kardeşlerini acımasızca öldürdü…” Bunları zaten tüm dünya biliyor…

Ve bir de bu ihanetleri tüm Araplar yapmadı… Batılıların oyununa gelen ihtiras yüklü bir avuç kişi… Bugün halâ o hainlerin torunları Arap devletlerinin başında ve insanlarını süründürüp o zenginlik içinde acımasızca sömürüp duruyorlar...
 

Bakın, asıl şu tespiti iyi yapalım:
Tarihte Müslüman olmalarına rağmen “Ümmet” olamayan yegâne toplum Araplardır…
Dikkat ederseniz “toplum” dedim, “millet” demedim… Çünkü Araplar hantal bir “kabilecilikten” öteye hiç geçemedi, bırakın ümmet olmayı millet bile olamadılar…

Emeviler, iktidara geldi asabiyeciliğe yönelik hantal bir ırkçılıkla ömrünü geçirdi.
Endülüs’te yine bundan dolayı koca medeniyetin yok olmasına sebep oldular…
Düşünün, Emevilerin adaletsizliğine karşı çıktı diye büyük alim İmamı Azamı zindana atıp işkenceye tabii tuttular…

Onlar yıkılıp Abbasiler gelince İmamı Azam artık rahatlayacağını sandı. Abbasilerin de adaletsizliğini tenkit etti. Onlar da zindana atıp işkence yaptılar… Hatta o işkenceler altında şehit oldu, gizlediler… Halktan korktukları için cenazesine Halife bile katıldı…  

 

Ve işin bir başka boyutu:

İnancımıza göre İslam tüm insanlığa gelen evrensel bir dindir. Ancak Arapların çok fazla bataklığa düşmesinden dolayı Arabistan’a inmiştir.

Aslında, İslam’ın Arabistan’a inmesi onları sevindirmemeliydi.

Aksine “ne kadar çok yoldan çıkmıştık ki bu din bize geldi” deyip iyice ders alıp, utanıp, kendilerine tarihi bir çekidüzen verip yollarına gitmeliydiler.

Hiç de öyle yapmadılar: Hem bu kutlu dini kullandılar hem yüce peygamberimizi…

Hatta kullanmayı bile beceremediler, ağızlarına burunlarına sürdüler…

Bu Araplar da amca çocukları olan Yahudilerden maalesef çok farklı değil… Tarih boyu Yahudilere olduğu gibi Araplara da nice elçi gönderildi, peygamber beğendirilemedi…

 

Araplar, asıl Emeviler zamanında dini kendi menfaatlerine göre kullanmaya başlayıp ırkçı davranınca görev onlardan alındı. Son deneme de Abbasilerdi. 

Çok açık değil mi: Daha Miladi binli yıllara gelmeden kısmen İslam Araplardan alındı ve Türklere verildi… Akıllanmadılar 1057’de Tuğrul Bey ile iyice İslam’ın bayraktarlığı Türklere geçti… Bu Selçuklu ve Memluklerle devam etti… Türkler olmasaydı Haçlılar o hızla Kudüs’ü de geçip Kabe’yi tarumar ederdi… Belki bugün Araplar bile Türklersiz Haçlı akınlarından sonra iyice Hıristiyanlaşmış olarak karşımıza çıkacaklardı.

 

Bakın tarihler 830’ları gösteriyor. Abbasiler en güçlü dönemini yaşıyor. Başta Halife Mutasım… Tarihçi El Caiz’i yanına çağırıyor: “Git, incele ve bana şu Türkler hakkında bir rapor getir,” diyor. El caiz Halifeye rapor getireceği için çok dikkatli ve hassas davranıyor… Titiz incelemeleri sonucunda çok önemli ve gerçekçi bir raporla Halifenin karşısına çıkıyor.
Halife raporu okudukça hayret ediyor ve memnun kalıyor…

“Bu Türkler belli ki bizim kurtarıcımız,” diyor.

(El Caiz’in Türkler hakkındaki bu raporunu her Türk hatta tüm insanlık iyice okumalıdır…)

Halife Mutasım, El Caiz’e emirler yağdırıyor:

Türkleri Abbasi ülkesine davet ediyor.

Türklerden bir ordu hazırlanıyor. Onları Bağdat’ın 100km kuzeyinde Samarra şehrinde yerleştiriliyor… Halife bile makamını o şehre taşıyor…

O tarihten sonra savaşın kahramanı hep Türkler oluyor.

 

Hatta, Türk insanının o şanlı yapısı bozulmasın diye Türklerin Arap kadınlarla evlenmelerini yasaklıyor…

Aradan fazla geçmeden Orta Asya’da Karahanlı Türkleri, daha güneyde Gazneli Türkleri İslam devletleri kuruyor… Sonra Büyük Selçuklu güçlü bir Türk devleti olarak ortaya çıkıyor. Sonra tüm Müslümanları bir araya topluyor, hem de Abbasi halifesini bile kurtarıyor…

 

Tarihler 1057’yi gösterdiğinde İslam dininin bayraktarlığı artık tamamen Türklerin elinde idi… Ardından Mısır’da Memluk Türkleri bu bayraktarlığı devam ettirdiler… Hindistan’da Babür Hanlığı, Sibirya bozkırlarında Altınordu, Avrupa içlerinde Osmanlı…

Binli yıllardan bu yana Arapların Haçlılara ve emperyalist zalimlere karşı ciddi mücadeleleri hiç olmadı…
Osmanlı onlardan asker bile almadı… Osmanlı ordularında görev yapmak isteyen Arap gönüllüleri tabii ki taktir edildi.

500 sene çok rahat bir hayat… O günlerde petrolleri yoktu, fakirdiler, ancak Osmanlı onlara hiç fakirlik çektirmedi. Osmanlı onlardan vergi bile almadı. Bu güzelliklerin değerini idrak edemeyen bir avuç hain Batının kölesi oldu ve tüm Arapları da sürükledi…
 

Osmanlı halifesi Arapları 1. Dünya savaşında “büyük cihat”a çağırdığında gelmediler…

Gelmediler diye üzülüyoruz ya, çok da üzülmeyelim onları Emevi halifesi de Abbasi halifesi de cihada çağırdıklarında yine gevşeklik yapmışlardı…

Hatta, Şanlı Peygamberimiz Uhut’ta, “aman sakın ha okçular yerlerini zinhar terk etmesin” dediği halde onlar ganimet için yüce peygamberin bu sözlerini hemen oracıkta unutan ve ganimetlere hücum eden kişiler değil midir?.. Bunlar da belli ki ganimete hücum edenlerin torunları… Biraz da tarihe böyle bakarak tedbirlerimizi ve hesaplarımızı bu minval üzere yapmak durumundayız.     

 

Hata edip Osmanlıdan ayrılıp İtalyan ve Fransız esaretine düşen ve daha sonra akıllanarak şanlı mücadeleler veren: Trablusgarp, Cezayir, Tunus’u bu durumdan ayrı tutuyoruz. Onların ruh halleri de zaten çok daha asildir…

Şimdi bu saatten sonra:

200 milyona yakın 23 Arap devletinin tam ortasında 6 milyon Yahudi zulüm yapıyor ve buna herkes göz yumuyorsa burada artık başka bir şey yapılmalı…

O başka bir şey de Batının kuklası Arapların işine gelecek bir şey değildir…

Biline…

DİĞER YAZILAR
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tonya tereyağına AB coğrafi işaret başvurusu
Tonya tereyağına AB coğrafi işaret başvurusu
İshaklı'nın çocukları da Bordo-Mavi'ye büründü
İshaklı'nın çocukları da Bordo-Mavi'ye büründü