Horon, Kemençe ve Karadeniz Kültürü Görselleri Üzerine Eleştiriler – Özel Bulduğum Örnekler

Eksik kalan kıyafet parçalarını, kemençenin bir türlü çizilemeyen yayını, vitrin mankeni gibi yüze sahip Karadeniz tiplemelerini ve daha nice absürt hataları bundan önce yazdığım on yazıda bırakıp, bu yazıyla beraber aralarından sıyrılıyoruz.

Horon, Kemençe ve Karadeniz Kültürü  Görselleri Üzerine Eleştiriler – Özel Bulduğum Örnekler
Horon, Kemençe ve Karadeniz Kültürü  Görselleri Üzerine Eleştiriler – Özel Bulduğum Örnekler Yonetici
kizilay_banner_300X250

Eksik kalan kıyafet parçalarını, kemençenin bir türlü çizilemeyen yayını, vitrin mankeni gibi yüze sahip Karadeniz tiplemelerini ve daha nice absürt hataları bundan önce yazdığım on yazıda bırakıp, bu yazıyla beraber aralarından sıyrılıyoruz.

Sıyrılıyoruz çünkü yazı dizimi özel bulduğum örneklere yer vermeden bitirmek istemedim. Açıkçası bu örnekleri içeren yazıma başlık bulmakta zorlandım çünkü iyi örnekler desem haksızlık olacaktı, çok iyi örnekler desem eksik kalacaktı. Bu yüzden özel bulduğum örnekler demeyi daha uygun gördüm.

Şunu da belirteyim ki bu eserleri bir kıyas yapmak adına değil; detaylı, üzerinde düşünülmüş, usta ellerden çıkmış, Karadeniz’e ve halk kültürüne uzaktan bakarak değil bizzat içinden üretilmiş çalışmaların varlığına örnek göstermek adına yazımda yer verdim. Bununla beraber önceki yazılarımda incelediğim birçok eser de elbette özel çalışmalardı, fakat gözden kaçan detaylara dikkat çekmek adına onları ayrı başlıklar altında incelemiş oldum.

Özel bulduğum bu örnekleri sizlerle paylaşırken bugüne kadar köşemde ele aldığım gruplara ayırmış olacağım; heykeller, resimler ve hediyelik eşyalar.

a) Heykeller

Kurtuluş Savaşı’nda Osman Ağa ve Giresun Uşakları Anıtı – Giresun

 Milli mücadelemizde Atatürk’ün muhafızlığı başta olmak üzere birçok kritik görevi üstlenen Topal Osman Ağa ve adamlarının Giresun’da bulunan heykelini her ne kadar fotoğraflar haricinde inceleme fırsatım olmasa da, bir halk oyuncu gözüyle baktığımda, şu ana kadar karşılaştığım en kusursuz eser gibi gözüküyor.

Giyim kuşam detaylarının hepsi yerli yerinde, yüz mimikleri ve heykellerin duruşları ise milli mücadelemizin kazanılışındaki kararlığı yansıtıyor.

Unutmadan, ne yazık ki bu eserin sahibinin kim olduğu bilgisine ulaşamadım.

Orhan İlyas’ın Heykelleri

Kemençeci Adam

Kıyafet detayları soyut bir çalışma olsa da, karakteristik Karadeniz tipi heykelin yüzünde, yöre kemençemiz ise elinde çok net gözüküyor. Karadeniz’in dalgalarının arasından sıyrılıp gelen bir kemençeci, sadece bu duruşuyla kemençenin kıvrak kaydelerini kulağımıza işittiriyor.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, şehrimiz Trabzon’da yöre kültürümüzü yansıtan nadir çalışmalardan biri olan bu eser, ne yazık ki şu an göz önünde olmayan bir noktada. Akyazı’da tünellerin açılması ve yeni yol düzenlemesinin yapılmasıyla beraber kıyıda köşede kalan bu kıymetli çalışma, umarım en kısa zamanda daha göz önünde bulunan bir noktada sergilenir.

Temel, Fadime ve Çocukları İsiyin

Görür görmez yüzünüzde tebessüm bırakan bir çalışma. Tam Karadenizli bir çekirdek aile değil mi? Tebessümün yanında yüzlerde görülen vakur duruş da insanın zihninde emeği ve yaşanmışlığı canlandırıyor.

b) Resimler

Prof. Dr. Nedret SEKBAN’ın Eserleri

Prof. Dr. Nedret Sekban’ın Karadeniz içerikli çalışmalarını her bakışımda ilk görüşümdeki heyecanımla uzunca inceliyorum. Eserlerindeki tiplemelerin yüz ifadeleri, milis güçlerinin kendinden emin, korkusuz duruşları, Karadeniz ile mücadele eden denizcilerin azmi… Bu eserler, sanki rüyaların arasından yol alıp geçmişin masallar diyarında var olmaya devam eden Karadeniz’e sizi ulaştıran birer köprü gibiler.

Yusuf Katipoğlu’nun Kemençecisi

Kemençenin olduğu birçok heykel ve resimde, kemençe yayının tutuşundan duruşuna yanlış uygulandığını defalarca yazılarımda işlemiştim. İşte bu eserdeki yay tutuşu ve yayın at kuyruğundan olan kısmının duruşu hepsine örnek olacak cinsten, kemençenin kapağının, kemençenin baş kısmına kadar ulaşıyor gibi gözükmesi ise dikkatimi çeken olmaması gereken bir detay.

Sanıyorum ki eserde ses ayarı yapan bir kemençeci resmedilmiş, keşke usta sanatçı Yusuf Katipoğlu’na bunu sorma imkânımız olsaydı fakat kendisi geçtiğimiz yıllarda aramızdan ayrıldı. Rahmet ve saygılarımla anıyorum kendisini.

1975 – Posta Pulu

Yine kemençenin yayına ve duruşuna çok iyi örnek olan bir eser. Eserin sahibinin kim olduğunu maalesef bilmiyorum. Horon ekibinin takılarında biraz karmaşıklık var, gömlek yakaları hakim yaka değil ama yine de birçok eserde olmayan detaylar bu eserde uygulanmış. Zıpkalarda boydan boya inen sutaşı detayı gibi. Başlıklar da gayet şık ve doğal durmakta.

Armelit’in Logosu

Armelit Kostüm ve Armelit Halk Oyunları Kulübü uzun yıllarca bu resmi logo olarak kullandılar.

1995 yılında, Karadenizli Rumların daveti üzerine katıldıkları, Yunanistan’ın Selanik ve Atina şehirlerinde düzenlenen horon ve kemençe festivalinde, kendilerine sunulan hediyeler arasında bu resim ekibin dikkatini çekti ve sonrasında bu resmi logo olarak kullanmaya karar verdiler.

Yunanistan’da yaşayan bir mübadele göçmeninin elinden çıkan bu eser birçok detayı üzerinde barındırmakta. Gerek yüz gerek kostüm gerekse de kemençenin detayları çok incelikli. Takılarda ise yok yok, tüm takılar kemençecinin üzerinde kusursuzca resmedilmiş ve ortaya harika bir eser çıkmış.

c) Hediyelik Eşyalar

Açelya Gültekin’in Keçe Heykelleri

 

Yine ilk gördüğümde beni heyecanlandıran, fazlasıyla özgün bir çalışma. Eserler o kadar başarılı ki, onlara bakınca tanıdık yüzler görüyorum sanki. Mesela kemençeci dayı, bir Maçkalı tanıdığıma o kadar çok benziyor ki, sanki sanatçı Açelya Gültekin onu model olarak kullanmış ve ortaya bu eseri çıkarmış.

Başka bir keçe heykele baktığımızda ise kıyafet detayları bir kenara dursun, sırtındaki yükü görüyoruz. Geleneksel yaşantının bu denli özenli ve detaylı işlendiği, bu özgün çalışmalara hayran olmamak elde değil.

Ceyhun Demir’in Biblo Kemençesi

Ne zaman yöresel hediyelik eşyacıları gezsem, biblo kemençeleri her gördüğümde nasıl olurda bu kadar detaylardan uzak üretilebiliyorlar diye kendi kendime söylenirim. Sonra da kendimce burası böyle olsa, şurası şöyle olsa, gerçek kemençeyi orantılarıyla küçültsek nasıl olur diye kafamın içinde tasarımlar yaparım.

Kemençe sanatçısı ve çalgı yapımcısı Ceyhun Demir’in yaptığı biblo kemençeyi görünce, kafamın içinde canlanan tasarımların uzman biri tarafından hayata geçirildiğini görmüş oldum ve çok sevindim. Bilmiyorum kendisi seri üretim yapıyor mu yoksa kişiye özel bir çalışma mıydı ama bence bu çalışma çok özel ve yöresel hediyelik eşya üreticileri için çok iyi bir örnek.

Artvin’de Taş Bebek

Son dönemlerde popüler olan bir ürün taş bebekler. Artvin’in Arhavi ilçesinde halk eğitim merkezinin ve belediyenin destekleriyle kadınların üretmiş olduğu bu yöresel kostümlü taş bebekler oldukça şık ve bence örnek gösterilecek cinsten. Köşe yazılarımı hazırlarken karşıma çıkan bu fotoğrafı, bu yazıda paylaşmadan geçmek istemedim doğrusu.

Uzun lafın kısası, Karadeniz deyip geçmemeli!

Bu coğrafya, birçok kültürel ve tarihsel değeri olan diğer coğrafyalar gibi, kendine has nice gelenekler, yaşanmışlıklar ve hikâyeler yüklü. Ve bu kıymetli coğrafyayı anlatan her neyse bu niceliğin niteliklerini üzerinde taşımalı, aksi durumda ise eksik ve cılız kaldığı bilinmeli.

Yazı dizimin sonuna yaklaşırken, gür ormanların yeşilini andıran bu çalışmaları sizlerle paylaşmaktan memnun oldum. Yazı dizimin sonuç yazısında tekrar görüşmek dileğiyle…

 

Uğur Ulu Horon Kemençe ve Karadeniz Kültürü Görselleri Üzerine Eleştiriler – Özel Bulduğum Örnekler Orhan İlyas Temel Fadime Prof. Dr. Nedret Sekban Yusuf Katipoğlu Açelya Gültekin Ceyhun Demir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi açıklandı!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!
Ahmet Ağaoğlu: Yüzde 99 kazanacağız!