Dernekler eleştiriye alışmalıdır

Nasıl ki siyaset ve bürokrasinin her seviyesindeki kişi ve kurumlar kamuoyu önünde alabildiğine eleştirilebiliyorsa dernekçilik yapanlar da artık buna alışmalıdır. Çünkü acizane yıllar öncesinden öngördüğümüz gibi, sivil toplum kuruluşlarının toplum hayatı içindeki önem ve ağırlıkları giderek artıyor, dernekler toplumun ihtiyaçlarını karşılama konusunda siyaset ve bürokrasinin üzerindeki yükün bir kısmını devralıyorlar.

Dernekler eleştiriye alışmalıdır
Dernekler eleştiriye alışmalıdır Yonetici
kizilay_banner_300X250

Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu’na yer kalmadı. O konuda da diyeceklerimiz var. Bir sonraki yazıya kalsın” demiştik, devam edelim.

Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu...” başlıklı yazımızdan sonra Maçka Dernekler Federasyonu Başkanı Osman Aydemir mesaj yoluyla üzüntülerini ifade etti. Sevgili başkan hiçbir zaman ihlal etmediği saygı çerçevesine yine sadık kalarak her zaman görüşebildiğimiz halde Maçka Dernekler Federasyonu hakkında kendisiyle herhangi bir görüş alışverişinde bulunmadan yazıp çizdiğim yönünde sitemde bulunuyordu. Fakat bu hiç doğru değildi. Evet, görüşebiliyorduk ama yakın zamana kadar. Bir ay öncesinde her ne olduysa oldu, o gün bugündür başkana yazılı ve sözlü iletişim kanallarıyla bir türlü ulaşamıyorduk. Sonra Federasyon hakkında defalarca müzakere etmiştik kendisiyle, tabii son bir ay hariç.

Dernekçilik yapanlar alışmalı, çünkü...

Şimdi buraya çok önem verdiğimiz bir konu hakkında bir parantez iliştirmemiz gerekiyor:

Nasıl ki siyaset ve bürokrasinin her seviyesindeki kişi ve kurumlar kamuoyu önünde alabildiğine eleştirilebiliyorsa dernekçilik yapanlar da artık buna alışmalıdır. Çünkü acizane yıllar öncesinden öngördüğümüz gibi, sivil toplum kuruluşlarının toplum hayatı içindeki önem ve ağırlıkları giderek artıyor, dernekler toplumun ihtiyaçlarını karşılama konusunda siyaset ve bürokrasinin üzerindeki yükün bir kısmını devralıyorlar. (Ki bu sağlıklı ve olumlu bir gelişmedir) Artık bir dernek yöneticisinin, “Biz burada işimizden gücümüzden, ailemizden fedakârlık ediyoruz da dernekçilik yapmaya çalışıyoruz. Bir de laf mı işitiyoruz?” deme lüksü kalmamıştır. Her ne kadar gurbette iki ve daha fazla hemşehriyi bir araya getirmek önemli bir hizmetse de hemşehri derneklerinin misyonu artık sadece bundan ibaret değildir. O çok gerilerde kalmıştır. Siyaset ve bürokrasiyle sürekli iletişim halinde olan dernek yöneticilerinin, kendi kitlelerinin problemlerini onlara iletme ve çözüm talep etme görevi yok mudur? Olmamalı mıdır? Aksini iddia etmek artık komik kaçar.

Yazı yayınlandıktan sonra bir başka açıklama Adnan Yılmaz’dan geldi. Kont Adnan adıyla da bilinen sanatçımız, telefonla arayarak Erkan Ocaklı’nın kabri başına gittiğini ama TDF’nin organizasyon günü değil gerçek ölüm tarihinde Kartal’dan mali müşavir arkadaşı Hüseyin Sağlam ile gittiğini, Kur’an okuduklarını söyledi. Daha sonra da aynen yazmam ricasıyla şu ifadeleri sarf etti. “TDF bu anma etkinliğini gösteriş için yapıyor. Herkes de bunu bildiği için kimse katılmıyor” Konuşmak için müsait bir ortamda olmadığımız için sözü uzatmadık ama bunlar tartışmalı düşüncelerdi. Toplumumuzun anma kültürünün zayıf olduğunu ne zaman konu açılırsa belirtiyoruz. Sonra yine yıllardır TDF’nin düzenlediği Trabzon Günleri’ne milyonlar katılıyordu. Trabzonlular TDF’ye mesafeli olsa bu katılım neyin nesi oluyordu? Ayrıca TDF geçtiğimiz günlerde Trabzon’da düzenlenen Erkan Ocaklı gecesine bilfiil katılmış, bizatihi kendi etkinliği değilse bile çorbada tuzu olmuştu.

“Federasyonu ilk senden işitiyorum!”

Adnan Yılmaz telefonda sözlerine şöyle devam etti. “Bunu bir Maçka derneğinin düzenlemesi lazım ama kim düzenleyecek? Var mı öyle bir kurum?” Biz de Maçkalıların çok sayıda derneği olduğunu vurgulayıp ayrıca Maçka Dernekler Federasyonu’nun ismini zikredince “Bu federasyonun adını ilk kez senden işitiyorum” dedi! Bu çok vahim bir iddiaydı. Gerçekten de statü olarak Maçkalıların en üst düzey hemşehri STK’sı pozisyonunda olan federasyondan haberi yok muydu yılların sanatçısının? Geçen yazımızda adı geçen Livera (Yazlık) köyü derneği başkanı Ali Sarıtaş’ın aynı adı taşıyan merhum bir sanatçıyla karıştırılmış olması yine kabul edilebilir diyelim ama bu öyle değildi.

Zaman geçtikçe sosyal yapı da değişiklik arz ediyor. Hemşehri dernekleri de dâhil olmak üzere sivil toplum örgütlerinin önemi, görev ve sorumlulukları artıyor. Eskiden insanları “buluşturmak”, “bir araya getirmek” en önemli ihtiyaç ve görev iken artık bu sadece başlangıç noktası olmak zorunda kalıyor. Buluşturduktan sonra buluşanlarla bazı faaliyetler gerçekleştirmeniz icap ediyor. Bize de bu ikazları yapmak düşüyor.

Trabzon Trabzon Dernekleri Federasyonu Maçka Dernekler Federasyonu Osman Aydemir Adnan Yılmaz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Of Kıyıder'den ikinci kan bağışı organizasyonu
Of Kıyıder'den ikinci kan bağışı organizasyonu
Vampir Kelebek kabusu ne zaman bitecek?
Vampir Kelebek kabusu ne zaman bitecek?